INVOKAT olarak, fikri mülkiyet hukukunun tüm dinamiklerine hakim, yenilikçi ve sonuç odaklı yaklaşımımızla müvekkillerimize kapsamlı bir hukuki rehberlik sunuyoruz. Dava ve uyuşmazlık çözümünden stratejik hukuki mütalaalara, lisans, devir ve iş birliği sözleşmelerinin hazırlanmasından alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine kadar, hem ihtilaflı hem de ihtilafsız tüm süreçleri uçtan uca yönetiyoruz.
Bizi sektörde öne çıkaran en büyük gücümüz; hem teknik hem de hukuki uzmanları aynı çatı altında buluşturan disiplinler arası ekibimizdir. Farklı teknoloji disiplinlerine dair derin bilgi birikimimiz sayesinde karmaşık teknik detayları hukuki stratejilerle kusursuz bir şekilde entegre ediyor; patent ve faydalı model süreçlerinde Türkiye’de bu alanda fark yaratan sayılı hukuk bürolarından biri olarak hizmet veriyoruz.
Sınırları aşan temsil gücümüzle yalnızca İstanbul, Ankara ve İzmir Fikri ve Sınai Haklar Mahkemelerinde değil; Avrupa Patent Ofisi (EPO) ve Birleşik Patent Mahkemeleri (UPC) nezdindeki tüm uluslararası dava, itiraz ve idari süreçlerde de haklarınızı kararlılıkla savunuyoruz. INVOKAT, teknik uzmanlığı hukuki tecrübeyle birleştiren vizyonuyla, buluş ve markalarınızın değerini korumak ve geleceğe güvenle taşımanız için güçlü bir iş ortağıdır.

İhtisas Mahkemelerinde Hükümsüzlük Davaları
Türkiye’de patent ve faydalı modellere ilişkin hükümsüzlük davalarında görevli ve yetkili mahkeme, patent sahibinin yerleşim yerine; patent sahibinin yurt dışında yerleşik olması halinde ise sicilde kayıtlı patent vekilinin yerleşim yerine göre belirlenir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’na (SMK) göre hükümsüzlük sebepleri şunlardır:
a) Buluşun Patentlenebilirlik Şartlarını Taşımaması:
b) Yetersiz Açıklama: Buluşun, konusunun ilgili teknik alanda uzman bir kişi tarafından uygulanabilmesini sağlayacak şekilde yeterince açık ve anlaşılır açıklanmaması (çalışmayan istem/uygulama biçimlerini içermesi dahi bu kapsamdadır).
c) Başvuru Kapsamının Aşılması: Tescil sürecinde yapılan değişikliklerin, ilk başvuru metninin kapsamını aşması (SMK md. 138/1-c).
d) Hak Sahipliği Yetkisizliği: Patent sahibinin gasp veya yetkisizlik durumu.
İspat Yükü
Hükümsüzlük sebepleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK md. 190) uyarınca ispat yüküne tabidir. Patent dokümanları ve bilimsel yayınlar güvenilir delil kabul edilir. Ancak “önceden kullanım” iddialarında mahkemelerin farklı uygulamaları bulunmakta; tanık beyanlarına seyrek başvurulurken, ürün katalogları tarihlerine şüpheyle yaklaşılsa da bazen delil olarak değerlendirilebilmektedir.
Patent Sahibinin Açıklamaları
Patent sahibinin başvuru veya rüçhan tarihinden önceki 12 ay içinde yaptığı açıklamalar patentlenebilirliği etkilemez. Üçüncü kişilerin başvuru sahibinden edindiği bilgileri rıza dahilinde veya izinsiz açıklamaları da bu kapsamdadır.
Erken Tarihli ve Sonra Yayınlanmış Patent Dokümanları
SMK md. 98 uyarınca; başvuru tarihi daha eski ancak yayın tarihi sonra olan ulusal, Avrupa ve ulusal faza girmiş PCT başvuruları yenilik değerlendirmesinde tekniğin bilinen durumuna dahil edilir; ancak buluş basamağı incelemesinde dikkate alınmaz.
Hükümsüzlük Davalarında Bilirkişi Heyeti
Türk mahkemeleri, hükümsüzlük ve tecavüz davalarında teknik konularda sıklıkla bilirkişi heyetine başvurur. Heyette, tarifname ve istemleri tekniğin bilinen durumu karşısında doğru yorumlayabilecek teknik geçmişli en az bir patent vekilinin yer alması kritik önem taşır.
Davaların Birleştirilmesi (Hükümsüzlük ve Tecavüz)
HMK md. 166 uyarınca aralarında bağlantı bulunan hükümsüzlük ve tecavüz davaları birleştirilebilir. Hükümsüzlük davası açıldıktan sonra patent sahibi tecavüz davası açabileceği gibi; tecavüzle suçlanan taraf da karşı atağa geçerek hükümsüzlük davası açabilir. Aynı şekilde hükümsüzlük davası ile tecavüzün bulunmadığının tespiti davası da birleştirilebilir.
Faydalı Modellere Karşı Hükümsüzlük Davaları
Faydalı modellerde “buluş basamağı” şartı aranmaz (SMK md. 144/1-a). Bu nedenle buluş basamağının yokluğu bir hükümsüzlük sebebi değildir. Ancak usul, kimyasal madde veya bu usullerle elde edilen ürünleri konu alan faydalı modeller hükümsüz kılınabilir. Yenilik değerlendirmesi temel kriter olduğundan, tekniğin bilinen durumuna göre küçük bir fark dahi faydalı modelin geçerliliğini korumasını sağlayabilir.
Dava Sürecinde İstem Değişikliği
Mevzuatımızda tescil sonrası istem değişikliğine (limitasyon) doğrudan izin verilmez; ancak patent sahibi bazı istemlerden feragat edebilir (SMK md. 140/3). Yerel mahkemeler yargılama sırasında istem değişikliğini genelde kabul etmezken, EPO nezdindeki limitasyon (EPC md. 105a) veya itiraz/hükümsüzlük süreçlerindeki değişiklikler (EPC md. 138/3) dikkate alınarak karar verilmesi yaygın bir uygulamadır.
Kısmi Hükümsüzlük
Mahkeme, patenti sadece belirli istemler yönünden hükümsüz kılabilir. Bu durumda patent, geriye kalan istemler bakımından geçerliliğini korur. Yargılamada tüm istemlerin patentlenebilirliği ayrı ayrı incelenmelidir.
AVRUPA PATENT OFİSİ (EPO) NEZDİNDE İTİRAZ / HÜKÜMSÜZLÜK
Avrupa patentlerine, tescil ilanından itibaren 9 ay içinde EPO nezdinde itiraz edilebilir (EPC md. 99). EPO kararları patentin geçerli olduğu tüm taraf ülkelerde bağlayıcıdır.
EPO nezdindeki temel itiraz gerekçeleri:
Paralel İtiraz Süreçlerinde Bekletici Mesele
Türk mahkemeleri, EPO nezdinde devam eden paralel itiraz süreçlerini usul ekonomisi ilkesi doğrultusunda bekletici mesele yapabilir. EPO sürecinin çok uzun süreceği öngörüldüğünde ise yerel mahkeme davaya devam edip karar verebilir.
EPO Temyiz Süreçleri
EPO İtiraz Dairelerinin kararlarına karşı Temyiz Kurulları (Boards of Appeal) nezdinde itiraz edilebilir (EPC md. 106). Temyiz Kurulu, patenti tamamen hükümsüz kılabilir, değiştirilmiş/mevcut haliyle tescilini onaylayabilir veya dosyayı yeniden değerlendirilmek üzere İtiraz Dairesine geri gönderebilir.
Türkiye’de İstinaf ve Yargıtay Süreçleri
İlk derece mahkemelerinin kararlarına karşı Bölge Adliye Mahkemeleri (İstinaf) ve Yargıtay nezdinde kanun yoluna başvurulabilir. Yargısal incelemeyi yapan hakimler hukuk kökenli olduğu için, dosyadaki teknik değerlendirmeler çoğunlukla bilirkişi raporları üzerinden yürütülür.
Patent tecavüzü davaları; yargılama sürecinin başında veya sonunda ticari faaliyetlerin durdurulması, ihtiyati tedbir kararlarının alınması ve maddi/manevi tazminat süreçlerini kapsaması sebebiyle kritik önem taşır. Eksik veya hatalı iddia ve savunmalar telafisi imkansız zararlara yol açabilir.
Türkiye’de İhtisas Mahkemelerinin olumlu bilirkişi raporları sonrası hızlıca ihtiyati tedbir kararları vermesi ve dava masraflarının nispeten düşük olması, hak sahiplerinin tecavüz davalarını, üçüncü kişilerin ise tecavüzün bulunmadığının tespiti davalarını sıklıkla açmasına olanak sağlamaktadır.
Patent Haklarına Tecavüz Sayılan Fiiller
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) uyarınca aşağıdaki fiiller patent tecavüzü kabul edilir:
Hak sahibinin talep edebileceği hukuki imkanlar:
Tazminat Hesaplama Yöntemleri
Patent sahibi, tecavüz nedeniyle uğradığı maddi zararı yok sunulan kazanç üzerinden talep edebilir. SMK uyarınca yok sunulan kazanç üç yöntemden biriyle hesaplanır:
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Tecavüz davalarında yetkili mahkeme; davacının yerleşim yeri, tecavüz fiilinin işlendiği veya etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir. Davacının Türkiye’de ikametgahı yoksa, sicilde kayıtlı patent vekilinin iş yerinin bulunduğu yer; vekillik kaydı silinmişse Türk Patent ve Marka Kurumu’nun merkezinin bulunduğu (Ankara) mahkemedir. İhtisas Mahkemeleri (FSHM) İstanbul, Ankara ve İzmir’de bulunmaktadır.
Bilirkişi İncelemesi ve Davaların Birleştirilmesi
Teknik nitelikteki patent davalarında mahkemeler sıklıkla bilirkişi heyeti tayin eder. Heyette, tarifname ve istemleri tekniğin bilinen durumu karşısında inceleyebilecek teknik geçmişe sahip en az bir patent vekilinin bulunması hayati önem taşır. HMK md. 166 uyarınca, tecavüz davası ile paralel yürütülen bir hükümsüzlük davası veya tecavüzün bulunmadığının tespiti davası birbiriyle bağlantılı olduğu için birleştirilebilir.
Tecavüzün Bulunmadığının Tespiti Davası (Menfi Tespit)
Menfi tespit davası, özellikle jenerik ilaç firmalarının ruhsat başvuru süreçlerinde piyasaya güvenle ve zaman kaybetmeden girebilmek amacıyla sıklıkla kullandığı stratejik bir hukuki yoldur. İlgili taraf, dava açmadan önce patent sahibine bildirimde bulunarak görüş talep edebilir; ancak mahkemeler bu bildirimi dava şartı olarak aramamaktadır.
Eşdeğerlik Doktrini ve Estoppel (Çelişkili Hukuki Tutum Yasağı)
Patentin sağladığı koruma kapsamı istemler esas alınarak belirlenir. Ancak koruma kapsamı istemlerin kelimesi kelimesine yazılışı ile sınırlandırılamaz. Eşdeğerlik değerlendirmesinde genelde “işlev-yol-sonuç” testi uygulanır. Ayrıca, tescil sürecinde patent sahibinin yaptığı beyanlar dikkate alınarak koruma sınırları belirlenir (dosya tarihiyle bağlılık / estoppel prensibi).
Bolar İstisnası
SMK uyarınca, ilaç ruhsatlandırma süreçleri ile bu ruhsatlara esas teşkil eden test ve deneyler patent koruma kapsamının dışındadır (Bolar İstisnası). Sağlık Bakanlığı’na ruhsat başvurusu yapılması tecavüz oluşturmaz. Ancak ruhsatlı ürünün Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) pozitif listesine/fiyat listesine girmesi tecavüz başlatıcı fiil olarak değerlendirilebilir.
Ek Koruma Belgesi (SPC)
Mevcut Türk fikri mülkiyet mevzuatında, patent koruma süresini uzatan Ek Koruma Belgesi (SPC) veya Patent Süresi Ayarlaması (PTA) gibi hukuki mekanizmalar yer almamaktadır.